Ev / KİŞİSEL GELİŞİM / İlişkiler / Etkili İletişim İçin Kullanmamanız Gereken 10 Kelime

Etkili İletişim İçin Kullanmamanız Gereken 10 Kelime

Zaman geçtikçe dilimizi kaybettiğimizi fark ediyorsunuz sizde. Kelimelerde gereksiz kısaltmalar yapıp, hatta bunu sadece yazarken değil, konuşurken yapar hale geldik. Kelime yapısını bozarak, hatta sözlerin içine yabancı kelimelerde ekler olduk. Ve bu konuşmaya “plaza dili” diye de bir isim taktık ki sormayın gitsin. Öyle ki; bazı kelimeleri de her yerde (anlamının dışında) kullanır olduk. Bunlar dilimize yapışmış durumda. Pek dikkat ettiğimizi söyleyemeyiz doğal olarak. Bunların bize dezavantajları ne olabilir diye aklımıza bir soru gelmiyor değil. Özellikle iş görüşmelerinde, diğer resmi görüşmelerde, bir ortamda vs.  gibi kalabalık veya bire bir görüşmelerde etkili konuşmamızı etkilediğini söyleyebiliriz bu kelimelerin. Etkili konuşmak için kullanmamanız gereken bu 10 kelime, konuşmalarınızın ciddiyetini ve hatta sizi de karşınızdaki insanın gözünde daha basit gösterdiğini söyleyebiliriz. Kelimeleri anlamının dışında kullanmak veya eksik kullanmak cümleyi ve konuyu düşürecektir. Sizi de olduğunuzdan daha basit biri gibi göstereceği kesin. Bu konuyu Sosyal Medyanın İnsanlar Üzerindeki 5 Etkisi ve Başarılı İnsanların Asla Yapmayacağı 10 Davranış konuları ile bütünleştirebiliriz. 

İşte Etkili İletişim İçin Kullanmamanız Gereken 10 Kelime! 

1- Aynen! 

En sık kullanılan kelimelerin başında geliyor. Hemen hemen her şeye “aynen” diyoruz. Bir geçiştirme kelimesi olan “aynen”, artık bizim için “evet”, “katılıyorum” anlamına gelmektedir. Aslında bu kelimeyi kullandığınız zaman bir fikrinizin olmadığını, karşınızdaki ne derse ona katıldığınızı göstermiş oluyorsunuz. Bir fikri, düşüncesi ve hatta bir yorumu olmayan bir insanın karşıdan ne kadar küçük görüldüğünü de söylemeye gerek yok sanırım. 

2- Fark Etmez! 

“Aynen” kelimesi ile bağdaştırabiliriz bu kelimeyi. Sizi birden fazla seçenek sunulduğu zaman ve kafanızda bir fikir oluşmadığı zaman ve canınız her ikisini de yapmak istediği zaman veya seçeneklerin hiç birini istemiyorsunuz ama ortamı bozmak istemediğiniz zaman “fark etmez” kelimesine sığınıyorsunuz hemen. Sert olmak gerekirsek; aslında bir fikriniz, düşünceniz yok veya fikrinizi, düşüncenizi söyleyecek öz güveniniz yok anlamına geliyor. 

3- Sıkıntı Yok!

“Fark etmez” kelimesinin küçük kardeşi. Uzun uzun yazmayacağım bunu, üstteki madde ile aynı. 

4- Atıyorum (Sallıyorum vb.) 

Konuşurken atmayın veya sallamayın. Eğer örnek verecek bir durumdaysanız yakın bir sayı veya ona yakın bir örnek verin. Atarak konuşmanızı etkili kılamazsanız. Benzetmeler ile örnek verebilirsiniz. Bunu yaparken de “mesela” kelimesini kullanabilirsiniz. Farklı bir yerden, aynı konu ile ilgili bir örnek vermek daha faydalı olacaktır.  

5- …Olacağım 

Şuan okuduğunuz zaman “ne var bunda” diyebilirsiniz. Şöyle örnek vereyim; “yarın gidiyor olacağım, akşam geliyor olacağım” gibi cümleler ve türevleri. Bunu genelde yazarken yapıyoruz. Türkçe de böyle bir kip yok aslında. Yabacı dillerden uyarlanmış “plaza dili ile translate edilmiş” kelimelerdir. Bu kadar uzatmak yerine “geleceğim, gideceğim” diye kısa kelimeler kullanmak daha iyi olacaktır. 

6- …Falan – Filan 

Ne kadar çok seviyoruz bu iki kelimeyi. Örneklerin sonunda ve hatta artık bir şey anlatırken, bazı şeyleri çoğaltmak için kullanıyoruz. Mesela; “Ahmetler falan gelecek” veya “gelirken elma, armut falan filan al”. Şuan baktığınızda sizde rahatsız ediciliği görüyorsunuz değil mi? Bu kelimeler konuşmanızın etkisini yok edecektir. Falan – filan yerine “ve benzeri, bunun gibi” kelimeleri kullanmanız daha akıllıca olacaktır. Eğer insanlarda kullanacaksanız sadece çoğul eklerini kullanmanız yeterli.  

7- Şey 

Aklımıza gelmeyen kelimeler, sözler olduğu zaman çok sık kullanılan, hayat kurtarıcı bir söz. Bu kelime kullandığı zaman cümlenin etkisini direk düşürüyor. Onun yerine alternatif olarak; olay, olgu, söylem, nesne, endişe, eylem, durum gibi kelimeleri kullanmanız karşınızdaki insanı daha fazla etkiler. 

8- …Noktası 

Nokta bir işin bittiğini veya bulunduğu yeri gösterir, işaret eder. Biz bu kelimeyi şu şekilde kullanıyoruz; “bu noktadan baktığınız zaman…”  hangi noktadan baktığımız zaman. Bu cümleyi kurduğunuz zaman, parmağınızla bir yeri işaret etmeniz lazım. Veya; “bu noktada yapılması gereken…”  aynı yere geri döndük. Bu tarz cümleler kuracaksanız eğer “bu konuda” , “bu açıdan” gibi kelimeleri kullanmanız daha etkili olacağı kesin. 

9- …Bakıldığında 

 Bu kelime şuan pek bir şey ifade etmiyor, katılıyorum. Ama bazen bu cümleyi tek başına kullanıyoruz. Yani bir konu hakkında fikrimizi söylerken; “bakıldığında, baktığımızda” diyerek başlayıp, konuşmaya devam ediyoruz. Bu kelimenin tek başına veya cümlenin başında bir anlam ifade etmiyor. Cümle ortasında kullanmak daha etkili. Örneğin; “….  bu açıdan da bakabiliriz.”  

10- Termin 

Son dönemlerde dilimize yerleşmiş bir kelime. Bir işin son tarihi, yapılma süresi anlamına geliyor. Plaza dili karşılığı “deadline” olan bu kelime Almanca’ da ki gibi kullanılırsa “randevu” anlamına gelir. Bu kelime yerine mühlet, bitiş tarihi gibi kelimeler daha etkili olacaktır.

Hakkında Mağara Adamı

1993 yılında gözlerimi hayata açtığımdan beri bir gariplik olduğunu anlamıştım. Bu hayattaki amacımın insanlara bir şeyler anlatmak, onlara bir şeyler göstermek ve eğlendirmek olduğunu anlamam uzun sürmedi. Uzun zaman önce kendi mağaramdan çıkmayı başardım. İnsanların da mağaralarından çıkıp dışarıdaki havayı koklamalarının zamanı geldi.

Ayrıca Bakınız

Damatların Kimseye Belli Etmedikleri 8 Düşünceleri ve Yaptıkları

Düğün günü gelinler her zaman tatlı bit telaşı olduğunu bilinir. Her zaman sinirleri gergindir ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir