Ev / EĞLENCE / Aleyna Tilki Eleştirisi

Aleyna Tilki Eleştirisi

Aleyna Tilki…

Son dönemlerde adından sıkça söz ettiren, hatta zorla söz ettiren kız çocuğu. Tek bir şarkı ile müzik piyasasına giren çocuk şarkıcı, sadece şarkı söylemeyle kalmıyor maalesef. İlk duyulduğu zaman çok güzel övgülerle adı anılmıştı Aleyna’nın. Ama gel gör ki, işler birden bire değişti. “Cevapsız çınlama” ile hayatımıza giren, 16 yaşındayken insanların “helal olsun, sesi de güzel kızın. Yolu açık olsun!” gibi iyi dileklere maruz kalırken, birden bire kötü eleştirilere -ki bunlardan birisini okuyacaksınız birazdan- maruz kalmaya başladı. Bunun ne olduğunu bilemiyoruz hala. Şarkı çok fazla izlendikten ve dinlendikten sonra şöhret olma yolunda hızla ilerlerken aklı taşlara takılmaya devam ediyor.

Bu kadının ne suçu var Aleyna!

Biri Bu Çocuğu Silksin Lütfen!

Evet artık biri bu kız çocuğunu silksin. Çünkü artık yaptıkları magazin değeri taşımaktan çok, kötü örnek olmaya gidiyor. Şu bir gerçek ki, Aleyna Tilki adlı “şarkıcının” (sanatçı demeyin lütfen daha o kadar olamadı) hayran kitlesini liseliler oluşturuyor. Ve bunu gençlerimiz, bu kızın yaptıklarını örnek alıyor. Özünde iyi bir kız olduğunu biliyoruz aslında Aleyna’nın. Ama yaptıkları bu özündeki iyiliği de görmemizi engelliyor. Hayatı bir rock yıldızı gibi yaşama isteğini anlıyoruz. Çağın ortanca çocukları olarak, televizyonda gördüğümüz rock yıldızları gibi olmayı bizde istedik. Ama bunu isterken sözlü (ahlak) kuralları ve yazılı kurallara karşı gelmedik. En azında aklı taşlara takılarak sergilediği davranışları, hayran kitlelerini kötü etkilemesine dikkat etmeli diyoruz. Zira Atatürk’ün Gençliğe Hitabe’sinde ki Türk gençliği böyle değil.

Yaptığı açıklamalar, vermiş olduğu röportajlara girmek istemiyorum bile. Girersek hiç çıkamayacağız çünkü. Fütursuzca söylemleri ile röportaj yapan ekibi delirttiğini anlayabiliyorum. Onlarda ekmek parası uğruna bu demeçlere katlanmak zorundalar. Büyük saygımı kazanıyorlar.

Reklamın İyisi Kötüsü Olmaz!

Asıl değinmek istediğim konu ise şu; büyük ihtimal bu kız çocuğunun menajeri, Aleyna Tilki’ye “reklamın iyisi kötüsü olmaz” sözünü anlatmış, ama Aleyna bunu çok yanlış anlamış. Yaptığı hareketleri ve söylemlerini reklam veya kendini ön planda tutmak olarak algılarsak, Aleyna Tilki hep kötüyü yapıyor. Attığı tweetlere baktığımızda da bunu görebiliyoruz zaten. Kendisini hep bir ön plana atma çabası, “ben farklıyım” davranışları ve “ben en iyisiyim” tarzı sözleri onu daha da itici kıldığı bir gerçek. Kendisini, ondan daha tecrübeli isimlerle kıyaslaması, aslında hala bir çocuk olduğunu gösteriyor bizlere.

Kural Tanımaz Aleyna (!)

Son yaptığı olay ise tam olarak ergenlerin yapacağı cinsten. Biliyoruz ki ergenler her zaman kendilerini diğer insanlardan farklı, üstün ve kural tanıma olarak görürler. Aleyna uçak inişe geçtiği zaman telefonla konuşmaya başlaması ve insanların hayatlarını riske atması, ayrıca kabin görevlilerini de dinlemeden konuşmaya devam etmesi gerçekten üzücü. Doğal olarak ceza yemiş olması ve bunu bir “haksızlık” veya “çok matah” bir şeymiş gibi görerek, sosyal medya üzerinden hayranlarıyla paylaşması ergenlikte zirve noktası olduğunu söyleyebiliriz. Birde bagaj taşıma bandına, bağdaş kurup oturması da kendisini iyice rezil ettiğinin videolu kanıtıdır. Yukarıda da dediğim gibi kendisini rock yıldızı sanıp, “ben sizden farklıyım yeaa” diyerek gezinen ve öyle davranmaya çalışmasından başka bir şey değil. Bu yaptıklarını da uzun yıllar rock dinleyen ve sanatçıları yakından takip eden biri olarak hiç kimsede görmedim.

Mağara Adamı Olarak Derim ki…

Aleyna, ben böyleyim diyerek, başkası gibi davranma. Egonu biraz kıs. Egoların “presmsesi” olma! Biliyorum erken gelen şöhret üzerine birkaç beden büyük geldi. Seneye de giyersin dediler ama sen onları dinleme. Üzerine tam oturanla idare et. Seneye yenisini alırsın. Bu yazıyı okuduktan sonra da “kıskanıyor ya..”, “sende kimsin ki böyle eleştiriler yapıyorsun”, “anca konuşursunuz. Onun yaptıklarını yapamazsın.” gibi sözler sarf etmeyin rica edecim.  Ve sözlerimi şöyle diyerek bitirmek istiyorum; “O sen olsan bari..!”

Bonus: 

Hakkında Mağara Adamı

1993 yılında gözlerimi hayata açtığımdan beri bir gariplik olduğunu anlamıştım. Bu hayattaki amacımın insanlara bir şeyler anlatmak, onlara bir şeyler göstermek ve eğlendirmek olduğunu anlamam uzun sürmedi. Uzun zaman önce kendi mağaramdan çıkmayı başardım. İnsanların da mağaralarından çıkıp dışarıdaki havayı koklamalarının zamanı geldi.

Ayrıca Bakınız

Antalya’da Yaşanan İlk An

İş yerinden çıktım. Daha mesainin bitmesine 3 saat vardı, ama patronum beni erken göndermişti. İş …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir